MELİSA DİNÇER – PARSONS SCHOOL OF DESIGN / ILLUSTRATION

Melisa Dinçer – Parsons School of Design / Illustration

Sanata ilgim kendimi bildim bileli vardı. Ancak lise yıllarıma kadar sanat okumak ile ilgili pek bir düşünncem yoktu. Yine de sevdiğim bir hobi olduğu için hep çizdim, boyadım, defterler tuttum. Çizim konusunda kendimi geliştirmek benim için büyük bir hedefti. Bu yüzden kendi kendime videolar izleyip, araştırmalar yapıp tekniğimi ilerletmeye çalıştım. Tabii bir noktadan sonra bahsettiğim videoların yetersiz kaldığını fark ettim. Halamın da desteği ile dokuzuncu sınıfta atölyeye başladım. Esas başlamamın sebebi hobi olarak yaptığım çizimleri bir tik daha geliştirmek ve zenginleştirmekti. Fakat zamanla hem atölyedeki sosyal ortamın etkisiyle hem de Zafer hoca ve diğer hocaların yardımıyla çizmeyi ne kadar sevdiğimi gördüm. Bu süreçte sanat dallarından birini okumak istediğim gerçeğiyle karşılastım.

Hala kafam oldukça karışıktı ve ne okusam bilemiyordum. Atölyede ilk temellerin (perspektif, model çizimi, natürmort) üzerinden geçtikten sonra mimarlık üzerine yoğunlaştım. Uzun bir sure Zafer hocayla mimarlık üzerine çalıştık. Bu sayede de mimarlıktan ne kadar hoşlanmadığımı anladım. Yapmak istediğim çalışmalarla hiç bir alakası yoktu. Mimarlık deneyimimden sonra bir sure serbest kaldım ve istediğim çizimleri yaptım. Çizdiklerim daha çok grafik tasarıma yönelikti.  Üstelik severek yaptığım işlerdi. Bir süreliğine kendi istediklerimi çizdikten sonra farklı materyaller ve tekniklerle cebelleştim. Sayısız türde boya denedim. Bazılarını kullanmakta çok zorlanırken bazılarını kullanmayı çok sevdim.

Deneme yanılma süreciyle neyi nasıl kullanmam gerektiğini öğrendim. Ayni zamanda yavaş yavaş kendime özgün bir kalemim oluştu.

Zamanla çok değişen çizimlerimle birlikte istediğim dal da yine değişti. Çoğu işimin daha çok illüstrasyona uygun olmasıyla portfolyomu buna göre hazırladım. Portfolyomu hazırlarken genelde iç dünyamı yansıtmaya çalıştım. İç dünyam da yaşadığım karşıtlıkların yanı sıra günümüzde ki politik veya sosyal sorunları da ele almaya özen gösterdim. Nasıl olsa iç dünyamın büyük bir kısmı bu sorunlarla kaynaşıktı. Esinlendiğim konular genelde tabu veya rahatsız edici kavramlar olduğundan dolayı çalışmalarım da karanlık bir tema izledi ve bir bütünlük oluşturdu. Zaman zaman soğuduğum veya bitirmek istemediğim isler de oldu. Hatta bazılarını bir iki sene sonra bitirebildim. Böyle köreldiğim ve isteksiz hissettiğim zamanlarda atölyedeki arkadaşlarımdan veya hocalarımdan yardım almaya, fikir sormaya hiç bir zaman çekinmedim. Sayelerinde portfolyom daha da gelişti.

Başvuru süreci yaklaştıkca çalışmalarımda ki eksikleri daha çok fark etmeye başladım. Kendimi artık daha katı bir şekilde eleştiriyordum. Her ne kadar portfolyom da yeterli miktarda çalışma olsa da yine de kendimi tatmin olmuş hissetmiyordum. Normalde rahat bir insan olmama rağmen gün geçtikce kendimi daha da stresli hissediyordum. Bu gerginlikten dolayı portfolyomda ki eski çalışmaları daha az beğenir oldum. Son bir kaç ayda onları çıkartıp yeni çalışmalar yapmaya başladım. Az zamanım kalmıştı ve hala portfolyoma eklemek istediğim çok fikrim vardı. Hızlı hızlı bir sürü iş çıkarttım. Dijital işlerde de yoğunlaştım. Daha sonra yeni yaptıklarım arasında da eleme yaptım ve en çok beğendiklerimi portfolyoma ekledim. Genel portfolyom tamamlanmıştı fakat Amerika’da en çok istediğim üniversitelerin özel projeleri hala eksikti.

Parsons, RISD, Pratt, SAIC… Zaman iyice daralmıştı ve projelerini bir-iki ayda bitirmem gerekiyordu. Projeler bir kenara ayni zamanda okul sınavlarımla ilgileniyordum. Benim için oldukça yoğun ve stresli bir dönemdi. Umutsuzluğa kapıldığım anlar çok oldu başvuru döneminde. Hiç bir şey yetişmeyecek gibi geliyordu. Ama teker teker sakin bir şekilde tüm başvuruları tamamladım. Bu döneminde hiç bir başvuru tarihini kaçırmamak için hep notlar aldım, projeleri, portfolyoda gerekenleri bir kenara yazdım. Her şey tamamlanmıştı. Artık tek yapmam gereken sonuçları beklemekti. Bir kaç ay sonra on bir üniversitenin dokuzundan burslu kabul almıştım. En çok istediğim okullardan biri olan RISD’den red gelmişti. Oldukça üzülmüştüm çünkü kabul edileceğimden çok emindim. Ancak üzüntüm bir günde geçivermişti, sonuçta diğer istediğim neredeyse her okula girebilmiştim. Okullar hakkında biraz daha araştırma yaptıktan sonra Parsons’a gitmenin benim için en doğru secim olduğuna karar verdim. Atölye de tüm bu seneler boyunca kendimi her yönde geliştirmiş oldum.

 

Melisa’nın Pratt İçin Hazırladığı Makale…

Melisa’nın Kazandığı Okullar…

  • Parsons
  • Pratt
  • CCA
  • SAIC
  • MICA
  • School of Visual Arts
  • Ringling
  • SCAD
  • Washington University in St Louis

Melisa’nın CalArts İçin Hazırladığı Assessment Çalışmalarını İnceleyebilirsiniz…

Melisa’nın Portfolyo Çalışmalarını İnceleyebilirsiniz…

Melisa’nın Eskizleri…

Daha Fazla Bilgi İçin Aşağıdaki Linklere Göz Atabilirsiniz…

İllüstrasyon Bölümü İçeriği Hakkında Detaylı Bilgi Alın…

portfolyo-hazirlik-akademisi-illustrasyon-tasarimi-bolumu

Amerika’da İllüstrasyon Eğitimi Veren Okullar Hangileridir?

usa-america

Parsons School of Design Üniversitesinde İllüstrasyon Okumak…

parsons-school-of-design
WhatsApp WhatsApp'tan Yazın