TANRININ MİMARİ OLARAK ANILAN SIRADIŞI BİR MİMAR: Antoni Gaudi

antoni_gaudi-kimdir

Antoni Gaudi

“Okuldan mezun olurken hocasının şu sözleri söylediği bilinmektedir. ‘’Bir dâhiyi mi yoksa bir deliyi mi mezun ediyoruz bilemiyorum, sadece zaman söyleyecek’’ dediği Antoni Gaudí kendine özgü tarzı ve sürrealist bakış açısıyla günümüze dek ayakta kalan büyüleyici eserler inşa etmiş bir mimari dahidir’’
İspanya’nın en değerli ve en önemli yapılarından biri olan La Sagrada Familia için adeta hayatını adayan Gaudi’nin 7 Temmuz 1926’da kilisenin yapımı sırasında geçirdiği bir kaza sonucunda hayatını kaybetmesi üzerine mezarı La Sagrada Familia içerisine defnedilmiş ve bu trajik ölümünün ardından mezar taşına şu kelimeler yazılmıştır:
Antoni Gaudí Cornet, 74 yaşında örnek bir hayat adamı ve olağanüstü bir ustaydı. Haziran 1926’nın onuncu gününde Barselona’da dindar bir şekilde öldü; bundan böyle o kadar büyük bir insanın külleri ölülerin dirilişini bekler. Huzur içinde yatsın.”

antoni-gaudi
Antoni Gaudi Kimdir?

Antoni Gaudi Katalonya’nın Reus kentinde bakırcı bir ailenin oğlu olarak dünyaya gözlerini açmıştır.1869 yılında almaya başladığı mimari eğitimi sırasında Barselona’da birçok farklı işlerde çalışmaya başlamıştır. 1878’de eğitimini tamamladığı Barselona kenti, tüm sanatsal etkinliklerinin merkezi olmuş ve kişiliğinin gelişiminde büyük yer tutmuştur. O dönem, Barselona’da özellikle tekstil endüstrisinin gelişmesiyle orta sınıfın güçlendiği, zenginliğin ve şehirsel gelişimin arttığı bir dönemdir.

Gaudí, Fransız mimar Eugene Viollet-le-Duc ve “süsleme, mimarinin kaynağıdır” diyen İngiliz düşünür John Ruskin’in fikirlerinden etkilenmiştir. Zamanla 19. yüzyılın baskın tarihi stillerinin ötesine geçerek, kendi sınıflandırılması güç estetiğini yaratmıştır. Akademide henüz mimarlık kariyerinin ilk yılları sayılan zamanlarda dönemin en zengin insanlarından biri olan Eusebi Güell ile tanışarak ve yakın arkadaş olmaları ve Güell’in finansal yardımı ile Antoni Gaudi kariyerinde hızlı bir ilerleyiş yapma fırsatı yakalamıştır.

FWAJGD BARCELONA, SPAIN - AUGUST 14, 2011: Fragment of Casa Batllo building in Barcelona in Spain. It is also called as House of Bones. It was designed by Antoni Gaudi
Gaudi'nin Mimari Anlayışı

Gaudi mimariyi, ışığın, polikromiğin, sesin, mozaiklerin, çok renkli seramiklerin yani daha önce hiçbir mimarlıkta ya da daha sonra yapılan mimarlıkla hiçbir ilgisi olamayan ışığın kaynaştığı integral bir sanat olarak görüyordu. Doğayı her zaman yaratıcının bir eseri olarak görüyor ve çalışmalarında tekniği aşan bir spiritüelliği eserlerine katıyordu. Bazı doğal ya da dinsel simgeler dışında Gaudi’nin yapıları temelde strüktürlerini ve malzemelerini açıkça yansıtmaktaydı. Barcelona’daki Bell Esguard Villası (1900-1902) ve Güell Park ile (1900-14) kentin güneyindeki Güell Şapeli’nde (1898-1915) “dengelenmiş” (yani içeriden ya da dışarıdan hiçbir destek öğesi olmadan kendi başına ayakta duracak biçiminde tasarlanmış) bir strüktür geliştirdi.

gaudi-mimari-anlayisi-2

Atölyesini ziyaret edenlere bazen şöyle soruyormuş “Kendi idealime nerede rastladım biliyor musunuz? Ayakta duran bir ağaç kendi dallarını tutuyor ve bunlar da daha küçük dalları ve bunlar da yaprakları ve ağacın her kısmı da kendi içinde… ” bu tanımla sistemin başlıca elemanları; eğik gelen yükleri aktarmak için kullanılan ayak ve sütunlarla ince kiremit levhalardan oluşturulmuş hafif tonozlardı. Güell Şapeli’nin kubbesi bu ilke doğrultusunda, eğik sütunlara oturtulmuştur. Gaudi bu dengeleme sistemini Barcelona’da Casa Batllo (1904-06) ve La Pedrera (Taş ocağı) diye anılan Casa Mila’da uygulamıştır.

antoni_gaudi-kimdir-kolaj
Gaudi'nin Eserleri

İlk önemli eseri, Vicens ailesi için 1883-1888 tarihleri arasında yaptığı Barselona’daki Casa Vicens adlı yazlık evidir. Daha sonra Eusebi Güell adlı sanayici ile güçlü bir ilişki kurarak bu aile için yaptığı eserlerle Barselona’da prestij edinmiştir. Bu eserler, Güell Pavilyonu, Güell Sarayı, Güell Mahzeni, Colonia Güell Türbesi ve Güell Parkı’dır. Diğer önemli eserleri arasında Teresano Koleji, kendisine yılın binası ödülünü kazandıran Celvet Evi, Bellesgurad Villası, Battlo Evi ve La Pedrera adıyla bilinen Casa Milà bulunur.

la-sagrada-familia
La Sagrada Familia

Gaudi’nin en ünlü eseri ise hayatını adadığı, yapımı halen süren La Sagrada Familia (Kutsal Aile) Bazilikasıdır. Gaudí, 1882’de Francesc de Paula Villary Lozano tarafından yapımına başlanan bu kiliseyi tamamlama işini 1883’te üzerine almıştır. Gittikçe daha fazla zamanını bu esere ayıran Gaudí, 1908’de başka proje almayı bıraktı ve 1926’daki ölümüne kadar sadece La Sagrada Familia ile uğraşmış, tüm mimari bilgisini karmaşık semboller sistemi ve inancın gizemlerine ilişkin görsel açıklamalarla birleştirerek bir 20. yüzyıl katedrali yaratmayı arzulamıştır. Sadece tüm enerjisini esere ayırmakla kalmamış, stüdyosunu da inşaata taşıyarak tüm mimari çalışmalarını burada tasarlamıştır.

park-guell
Park Güell

Antoni Gaudi’nin Güell ailesi için tasarladığı eserlerden sadece biridir. Eusebi Güell, Gaudi’den içerisinde evlerin, parkların ve bahçelerin bulunduğu bir bahçeli şehir yapmasını istemiş ve Park Güell fikri böyle ortaya çıkmış. I. Dünya Savaşı sırasında yaşanan ekonomik sıkıntılar sebebiyle yalnızca 2 ev yapılabilmiş, bu evlerden biri de ünlü mimar Gaudi’nin kendi evi. Antoni Gaudi bu parkı 1914 yılında yarım bırakmış ve sonrasında da devam etmemeyi tercih etmiştir.

palau-guell
Palau Güell

Antoni Gaudi’nin modern stilde tasarladığı bu göz alıcı konak, UNESCO Dünya Mirası listesinde yerini almıştır. Antoni Gaudí, varlıklı bir sanayici olan patronu Eusebi Güell için bu yapıyı dizayn etmiş üstelik Eusebi Güell, Gaudí’yi bir diğer ünlü eseri olan Park Güell’i inşa etmesi için de işe alan kişidir. Palau Güell, La Rambla’daki aile evlerinin bir kısmı olarak tasarlanmıştır. Saray, 1890 yılında tamamlanmış olup Art Nouveau mimarisinin en göz alıcı örneklerinden biridir. Ünlü sanatçı ve mimar Gaudí boşluk ve ışığı kullanarak inanılmaz bir iş ortaya çıkarmış ve eserin bacalarını 20 farklı mozaik kaplı heykel ile süslemiştir.

‘’2013’ten bu yana, Antonio Gaudi’nin öldüğü gün olan 10 Haziran, onun anısına Dünya Art Nouveau Günü olarak kutlanmaktadır.’’

casa-mila
Casa Mila

Komple doğal taşlardan oluşan Casa Milà, inşa edildiği dönemde taş ocağına benzetilmesi sebebiyle kötü eleştirilere maruz kalmış ve eser hakkında ileri geri konuşulmuş, alay konusu olmuştur. Bu sebepten hala ismi taş ocağı anlamı taşıyan “La Pedrera” diye de bilinir. Gaudi’nin diğer eserlerine kıyasla daha az renk barındırır fakat mimarın sıklıkla kullandığı dairesel formları eserin dış cephesinde görmek mümkün. İnce ve kaliteli bir işçilik örneği olan dökme demir balkonların da görenleri büyüleyecek güzellikte olduğu tartışılmaz bir gerçek. Ünlü yapının avluları, merdivenleri ve çatısı size adeta bir masal diyarındaymışsınız gibi hissettiriyor. Bina, 1984 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.

casa-battlo
Casa Battlo

Antoni Gaudi tarafından renkli mozaikler, kıvrımlı hatlar ve enteresan balkonlarla restore edilmeden önce Casa Battlo gayet normal bir binaymış aslında ama şimdi görenleri etkilemeyi başaran bir başyapıt haline dönüşmüştür. Kemikler Evi (Casa dels Ossos) de denen Casa Batlló’ya baktığınızda bir masalın içinde gibi hissetmeniz mümkün zaten Gaudi bütün eserlerinde masalsı hissettirmeyi başaran bir mimar. Ayrıca Gaudi binanın çatısında bulunan ve bir sürüngenin sırt kısmını hatırlatan bölümü, Katalan Aziz George’nin savaştığı Ejderhanın Sırtı olarak dizayn etmiş. Casa Batlló da 2005 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.

colonia-guell
Colonia Güell

Colonia Güell aslında Barselona’nın 20 kilometre dışında bulunan epey eski bir işçi kasabası olarak biliniyor. Senelerce bir banliyö yerleşkesinden öteye gidemeyen eyalet, 20. yüzyılın başlarında hızla gelişmeye başlıyor. Bu hızlı gelişmenin sonucu olarak döneminin kraliyet ailesi üyesi Eusebi Güell, Antoni Gaudi’yi bu hızla gelişen ve büyüyen kasabaya bir kilise inşa etmesi için görevlendirmesiyle Colonia Güell’in hikayesi başlamış oluyor. Gaudi’nin tıpkı Sagrada Famillia gibi bitiremediği bir başka başyapıtı. Colonia Güell, Gaudi’nin tıpkı Sagrada Famillia gibi bitiremediği bir başka başyapıtır.

gaudi-vefat-toreni
Gaudi’ nin Vefatı

7 Haziran 1926’da Gaudi, bitmek üzere olan eseri La Sagrada Familia’nın Sant Felip Neri kilisesi manzarasından bakmak için yürürken kendisine bir tramvay çarpmış, kimlik belgesi taşımadığı ve perişan kıyafetleri olduğu için işsiz evsiz bir dilenci zannedilip kendisine yardım edilmemiştir. Yerde hareketsizce yatarken yoldan geçen bazı insanlar onu fark edilen Gaudí’nin durumu tedaviye geç kalındığı için durumu kötüleşerek 10 Haziran 1926’da 73 yaşında trajik şekilde ölmüş ve mezarı La Sagrada Familia (Kutsal Aile) Bazilikasına defnedilmiştir.

Antoni Gaudi

Gaudi, eserlerinin ayrıntılı planlarını nadiren çizerdi. Bunun yerine ilk önce üç boyutlu ölçekli modeller oluşturmayı tercih ederdi. Böylece yol boyunca çalışmalarına yeni fikirler ekleyebilirdi. Gaudi’nin mimarinin her yönü hakkında yeni fikirleri vardı. Aslında katedralin nefinde bulunan bir cümle onun sanatının özeti gibidir. ‘’Sanat Yok. Hepsi matematiktir.’’

Kaynak:

1

2

3

4

Merak Ettikleriniz İçin Aşağıdaki Linklere Göz Atabilirsiniz…
ALMANYA’DA MİMARLIK OKUMAK
almanyada-mimarlik
Detaylı Bilgi İçin görsele Tıklayın…
İTALYA’Da MİMARLIK OKUMAK
italya-egitim-1
Detaylı Bilgi İçin görsele Tıklayın…
MİMARİ Tasarımı Kursu Hakkında Bilgi Alın
portfolyo-hazirlik-akademisi-ic-mimarlik-bolumu
Detaylı Bilgi İçin görsele Tıklayın…
WhatsApp WhatsApp'tan Yazın